Blogroll

aşçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2014

26. ve 27. Gün, Okudum Değiştim & İşte Bunu Beklemiyordum

Meydan Okumanın 26. Gün Sorusu: Bir Konuda Düşüncenizi Değiştiren Kitap?

Benim Cevabım:  Murat Bardakçı - Osmanlı'da Seks


Bu kitabı da romandan saymıyoruz ama, şahsen benim Osmanlı ile ilgili pek çok düşüncemi değiştirdiğini söyleyebilirim. Özellikle Nasreddin Hoca Fıkralarının orijinal halleri, cinsel hayatla ilgili tavsiyeler veren kitapları, yazılan çizilen son derece açık şiirler ve tasvirleriyle Osmanlı döneminin farklı bir boyutuna göz atmak isterseniz okuyun derim.


27. Günün Sorusu:  En Şaşırtıcı Sona Sahip Kitap?

Benim Cevabım: Bu cevap için olmayan hafızamı baya zorladım ama bak burada çok şaşırmıştım diyeceğim bir kitap bulamadım maalesef. Ki bunun nedeni de olmayan hafızam kelimelerinde açıkça görülebilir ^^
 Ama yakın bir zamanda okuduğum ve meydan okumanın önceki günlerinden birinde cevap verdiğim Wayne Macauley - Aşçı adlı kitabını seçebilirim. Belki çoğu kişi için sürpriz ya da çok beklenmedik bir son olarak gelmeyebilir ama son sayfalarda ağzım açık kalarak okuduğumu düşünürsek benim için öyle ^^  Ayrıca hafızam daha geriye gitmeme de izin vermiyor, ne yapalım ^^


23 Eylül 2014

9. Gün, Sevmeyeceğimi Düşünüp Sonunda Sevdiğim Bir Kitap

Son iki saat kala 9. güne yetiştim. Neden bu hastalıklar hep arka arkaya gelmek zorunda diye isyan etmek istiyorum ama birden soğuyan havada pencere açık yattığım için isyana pek hakkım yok galiba ^^

Bugünün sorusu: Sevmeyeceğinizi Düşünüp Sonunda Sevdiğiniz Bir Kitap?

Benim cevabım: Wayne Macauley - Aşçı


Hastalıktan işlemeyi unutan beynimden dolayı bugün biraz kolaya kaçıp en son okuduğum kitabı seçiyorum.

Kitaba ilk başladığımda, virgül kullanılmaması, cümlelerin devrik ve uzun olması yüzünden - imla hatalarının da büyük etkisi var ama sanırım hepsi bilinçli olarak kullanılmış - sevemeyeceğimi düşünerek okudum. İlk 30 - 40 sayfa da bu şekilde geçti ama sonraki sayfalarda sevmeye başladım ve sonuna geldiğimde ise ağzım açık bir şekilde bitirdim.

 Kitabın konusu şöyle: İşledikleri suçlar yüzünden ıslah edilmek için aşçı okuluna gönderilen gençlerin hikayesini, aralarında en büyük ve en hırslı olan Zac adlı kahramanımızın ağzından dinliyoruz. Ki kitabı ilk başta sevmeme nedenlerimden biri de bu karakter. Normalde kötü ya da iyi gözetmeden herkes okuduğu kitabın ana karakterlerinden biriyle özdeşleşmek - hiç değilse hareketlerini anlayabilmek ister. Bu kitapta ise tek bir ana karakter var ve o da gerçekten itici biri. Evet belki hırslılığı, kısa sürede aşçılık konusunda ilerleyişi ve hiç bir zaman karakterinden ve hedeflerinden ödün vermeyişi gerçekten karakteri çekiyor ama öyle itici sebeplere sahip ki (çekinmeden sosyopat bir karakter olduğunu söyleyebilirim) insan okurken gerçekten rahatsız oluyor. Kitabın sonu da zaten bunu kanıtlar nitelikte.
 Ama yine de gerçekten severek bitirdim. Karakter bilerek bu şekilde oluşturulmuş ve sisteme yapılan eleştiriler Zac'in ağzından ve düşüncelerinden çok iyi bir şekilde aktarılmış. Hatta bazı yerlerde bu hale geldiği için ona acıyorsunuz bile. Tamam, sonu hariç ^^ Yine de herkes için önerebileceğim bir okuma değil Aşçı.


Yarının Sorusu: Size Evinizi Hatırlatan Bir Kitap

Bol kitaplı günler, hasta olmayın e mi ^^