Blogroll

harry potter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
harry potter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2014

20. 21. 22. ve 23. Gün

Evet meydan okumanın bitmesine bir gün kalmış ama ben daha 20. gündeyim, üşengeçliğime selamlar ^^

20. Günün Sorusu: Favori Aşk Romanınız?

Benim Cevabım: Elif Şafak - Aşk dermişim sşldfdssdf. Ya o kadar zorluyorum hafızamı, kitap listelerime bakıyorum ama aşk romanı diye adlandırabileceğim ya da aklımda kalan güzel bir aşkı işleyen hiç kitap bulamadım. Kolaya kaçmıyorum vallahi, kafa patlattım o kadar ama yok işte :/ Odunsam demek ki.

21. Günün Sorusu: Okuduğunuzu Hatırladığınız İlk Kitap?

Benim Cevabım: Sanıyorum Christy Brown - Sol Ayağım idi. Ama bunun dışında hiç bir şeyini hatırlamıyorum malesef :/



22. Günün Sorusu: Sizi Ağlatan Bir Kitap?

Benim Cevabım: Harry Potter - Melez Prens. 


 Evet şimdi kolaya kaçıyorum işte :) Dumbledore'un ölümüyle gözyaşlarına boğulmayan bizden değildir. ^^


23. Günün Sorusu: Uzun zamandır okumak isteyip de okuyamadığınız bir kitap?

Benim Cevabım: Aslında çoğu klasik eseri bu soruya cevap olarak seçebilirim, efendim Dostoyevskiler Tolstoylar Çehovlar Hemingwayler bunların çoğunu okumadım. Ve Zihnin Arka Sokakları sağolsun bir süredir içimde Virgina Woolf'a karşı derin bir merak uyandı, onu da hala okuyabilmiş değilim. Ama şu an için en çok okumak istediğim kitap ve cevabım ' Doctor Who - Shada ' olacak. Okuyamamak değil de, okuyup bitmesini ve ilk kez okumanın vereceği heyecanı olabildiğince ertelemek istemekten kaynaklanıyor. Haftalardır, o bana, ben ona, birbirimize uzaktan bakarak vakit geçiriyoruz. Bakalım ne zaman atacağım elimi ^^

1 Ekim 2014

Meydan Okuma 14. ve 15. Gün

14. Günün Sorusu: Filmi Çekilen ve Mahvedilen Bir Kitap?

Benim Cevabım: Tabi ki Harry Potter!


Tamam, filmler - o kadar da- kötü değil. Yani çok fazla değil. Kitapları okumamış biri için fena bile sayılmaz. Ama bendeniz her bir kitabı en az iki kere okuyup ardından filmleriyle karşılaştırma yaptığımı düşünürsek - evet, çok boş vaktim var - benim için onlar tam bir işkence!

İlk film ve son filmle pek bir alıp veremediğim yok, genel olarak kitaplarıyla paralel gidiyorlar ama arada kalan filmler, ah o filmler... Bir kitabı filme uyarlarken bazı çıkarmalar yapılmasını, yeniden düzenlenmesini vs anlarım. Sinema öğrencisiydim neticede, neyin nasıl yapılması gerektiğine dair az çok bir fikrim var. Ama insan uyarlıyorum derken bu kadar saçmalar mı ya? Misal Hermione'nin E.R.İ.T mücadelesi, Kreacher'ın Harry'ye itaat etmeye başlaması, bir noktadan sonra Harry'nin teyzesiyle arasında gelişenler, Harry'nin her yaz o eve dönmek zorunda oluşunun nedenler, Dudley'nin bile çok az da olsa tavırlarının değişimi, Voldemort'un ismini ananların takipte olması ve üçlümüzün bu sebepten yakalanması vs vs bunlar hiç yok!1! Aklıma gelen belli başlı olaylar bunlar, ama çok daha fazlası var tabi. Filmlerde o kadar gerekli yerleri çıkarılmış ve o kadar gereksiz şeyler eklenmiş ki, konular atlaya atlaya falan gidiyor. Sadece filmleri izlemiş olsam eminim çoğu mantıksız gelirdi ve böyle bir Harry Potter hayranı olmazdım. O yüzden lütfen, Potter'a çocuk filmi o, çok saçma o şöyle böyle diyen arkadaşlar kitaplarını okuyup yeniden bir şans versinler ^^

P.s. Ana üçlümüzün oyunculuklarını da hiç beğenmiyorum! Huh.



15. Günün Sorusu: En Sevdiğiniz Erkek Karakter?

Benim Cevabım: Harry Potter - Severus Snape


Kolaya kaçıyor gibi görünmek istemem ama bana bıraksanız bu meydan okumanın her gününü Harry Potter'la doldurabilirim sanırım. Okuduğum kitaplardaki karakterleri doğru düzgün hatırlamayışımla kesinlikle alakası yok. Zaten çok sevdiğim bir karakter olsa unutmazdım di mi ^^

Evet Snape'e başından itibaren fazlasıyla sinir olduğum doğrudur. Ama aynı zamanda ilk kitaptan itibaren Harry'yi bir anlamda koruduğunun da farkındaydım. Ne olmuş çocuğa bir bok parçası gibi davranıyorsa? Ne olmuş kendi sınıfını kayırıyor ve sevmediği herkese cehennem azabı yaşatıyorsa? Ne olmuş bir zamanlar Ölüm Yiyen idiyse? İnandığı doğrulardan hiç bir zaman şaşmayan, Dumbledore'a olan sadakatiyle hepimizi şaşırtan, gençliğinde çok fazla itilip kakılmasının ve dışlanmasının sonucu olarak korumacı ve soğuk bir insana dönüşen Snape'i sevmemek elde değil. Ayrıca kendisi bir aşk adamı! Harry her ne kadar onun en büyük düşmanını hatırlatsa da, ona kötü davransa da, Lily'ye olan aşkını bize ve Dumbledore'a kanıtlıyor, ve sevdiği kadının hatırası adına Harry'yi korumaktan hiç vazgeçmiyor.Adam gibi adam Snape. Unutmayalım, unutturmayalım! ^^

18 Eylül 2014

Kitap Meydan Okuması 4. Gün


3. Günün devamı niteliğindeki 4. gün sorumuzla kitap meydan okumasına devam ediyoruz sevgili seyirciler ( Bir an kendimi televizyon programında zannettim hatlar karıştı kusura bakmayın :D )

Bugünün sorusu: En Sevdiğiniz Serinin En Sevdiğiniz Kitabı?

 Öncelikle, dün bu challenge'a katılan blogları elimden geldiğince okumaya çalıştım ve çoğu kişinin cevabının Harry Potter olduğunu görünce nasıl sevindim anlatamam. Gizlice yoldaşlığa kabul edilmişiz gibi hissediyorum kendimi ^.^

  Ama bugünün cevabının da genelde Zümrüdüanka Yoldaşlığı olduğunu görünce şaşırmadan edemedim. Benim için kitap en az sevdiklerimden biri. Evet 7 kitap içinde en iyi kurguya, olay örgüsüne sahip olan kitap o. Hiç bir detay atlanmadan bir geçiş kitabı oluşunun hakkını fazlasıyla veriyor ama benim favorim olamadı. Sanırım bunda  yetişkinlerin daha önceki kitaba göre çok daha fazla yer alması, artık büyü dünyasının ve onun politikalarının tamamen içinde olmamızın, hemen her sayfada hissedilen düşmanlığın ve mücadelenin çokça etkisi vardır. Özellikle Umbridge sağolsun ( I must not tell lies. ) sinirden kudurarak okuduğum için sevemiyorum. Terslik var bende biraz evet.

Her neyse, biraz abarttım sanırım gelelim serinin en sevdiğim kitabına;


İlk kitap Felsefe taşı benim favorim arkadaşlar. Çünkü ilk göz ağrım, hepimizin büyü dünyasına adım attığı ve her şeyin yeni, farklı olduğu, tamamen yeni bir dünyayla ağzımız açık kalarak okuduğumuz kitap, 11 yaşında Hogwarts''tan mektup bekleme hayallerimizi - hatta belki yanında Hagrid'le birlikte - başlatan kitap. Her şey daha o kadar başındaki, o kadar umut dolu ki, ne ortalarda adam akıllı vücuda bürünmüş Voldemort, ne bakanlık, ne ciddi anlamda kötülük, ne de Harry'ye karşı herhangi (ikinci kitaptan itibaren aralıklarla ortaya çıkan) düşmanlıklar var. Bertie Botts un binbir çeşit şekerlemeleri var, çikolata kurbağalar var, Quidditch'i ilk kez görüşümüz ve Nimbus 2000 ve ilk zaferle biten karşılaşmamız var. Ve tabi ki kocaman cüssesi ve kalbiyle Hagrid ve sevgili köpeği Fang var. İlk kitap, ilk adımlar, ilk umutlar ilk zorluklar.. Böyle böyle devam eder bunlar, en iyisi artık susayım :)


Filmlerinden ne kadar haz etmesem de, ilk filmde bunlar bile ayrı tatlı!


Yarının sorusu: Sizi Mutlu Eden Bir Kitap?


 Sihirli Günler!

17 Eylül 2014

Kitap Meydan Okuması 3. Gün


Book Challenge'ın 3. gününden merhaba! Sizi bilmem ama ben bu etkinlikte baya bir eğleniyorum. Galiba ilk kez bir şeyi düzenli olarak yapıp sonuna ulaşacağım, bu büyük bir başarı benim için. Söz konusu kitaplar oldu mu akan sular duruyor demek ki ^.^ Her neyse..

Bugünün sorusu: En Sevdiğiniz Kitap Serisi?



Cevabım tabi ki Harry Potter. ALWAYS.

 Beni tanıyan hemen herkes Harry Potter'a olan sevgimi bilir, hatta yakın zamanda yaptırdığım dövmem sağolsun,tanımasalar da benimle ilgili öğrendikleri ilk şey HP oluyor. Halimden şikayetçi değilim tabi ki ama çoğu insanın neden bu kadar sevdiğimi anlamlandıramaması ve kimi zaman eleştiriye ve küçümsemeye varan yorumları sinirimi bozmuyor değil.

  Benim için Harry Potter sadece büyünün, alternatif bir dünyanın, fantastik yaratıkların yarattığı müthiş duygudan ibaret değil. Aynı zamanda sevginin, arkadaşlığın gücünü, ne yaparsa yapsın her zaman herkesten farklı olarak kalacak bir çocuğun yalnızlığını da ifade ediyor. Sevginin önemini küçük yaşlarda o kitapların sayfalarında öğrendim desem yanlış olmaz. Potter'la birlikte büyüdüm, onunla birlikte savaştım ve onunla birlikte sevdim. Hala da kendimi çokça mutsuz ve yalnız hissettiğim zamanlarda daha iyi hissetmem için kitaplardan birini açmam yeter.

 Sanırım Harry Potter'la küçük yaşlarda - hiç değilse ilk gençlik yıllarında - tanışmamış biri için bu kadar sevgi ve kendini özdeşleştirmek pek mümkün olmaz, o yüzden diğer insanların tepkilerini anlayabiliyorum. Yine de.. bu durum 50 yaşına gelsem de Harry Potter okuyacağım gerçeğini değiştirmiyor.

Alan Rickman da benimle aynı fikirde, huh ^^

Yarının sorusu : En Sevdiğiniz Serinin En Sevdiğiniz Kitabı? ( Biraz daha Harry Potter görmeye hazırlıklı olun ^^ )

Sihirli Günler!